Maddeler Beynimize Nasıl Etki Ediyor?

Maddeler Beynimize Nasıl Etki Ediyor?

Psikonotlar dünyayı farklı gözlerle görmek için binlerce yıldır doğal ve yapay maddeleri kendi üzerlerinde deniyorlar.Beyin taramaları ve diğer araştırmalar bu maddelerin etkisini gözler önüne seriyor ve bilim insanlarının bu maddeleri iyi amaçlarla kullanmasına,bağımlılığın köklerinin araştırmasına izin veriyor.Dilerseniz gelin kısa kısa başlıklara değinelim.

AMİGDALA+-

PREFRONTAL KORTEKS—–[KOKAİN],

Normalde dopamin nöronlar arası sinyalleri taşır ve bir taşıyıcı tarafından ayrılana kadar da hücre reseptörlerine bağlı kalır.Ne var ki kokain nörotransmiterin yerinde kalmasını sağlar.Ardından beyinde bir dopamin seli meydana gelir ve bu da bağımlılık oluşturucu bir neşe ve coçku dalgası oluşturur.Kokainin sürekli kullanımı karar verme merkezini değiştirerek bu uyarıcıya karşı koymayı daha da güçleştirir.

AMİGDALA+—-[BEYİN ÖDÜL MERKEZİ]

Marihuana(THC)

THC sinir hücrelerindeki kanabinoid reseptörlerine bağlanarak tüm beyindeki iletişimi değiştirir.Beyin ödül merkezinde tatmin duygusana,korku ve duyguları düzenleyen amigdala üzerindeki etkisiyle de paronoyaya sebep olabilir.THC duyu sinirlerinden acıyı ve bulantıyı da baskılar.

OPİYATLAR

ÖDÜL YOLU —–>Şeker

Bazen beynimizin dünyasını tatlılarla değiştiririz.Şeker yediğimizde striatumum dahil olduğu bir ödül yolu etkinleşir ve bu da bize aynı tatlıyı tekrar yememizi söyler.Ardından korteks bu dürtüyle hareket edip etmeme kararı alır.Şekerin yüksek miktarda kullanımı ve bazı türleri bu yolu kesintiye uğratarak bazı insanlarda bağımlılığa yol açabilir.

Dilerseniz konumuza devam ederken OLİVER SACKS Ünlü Sinir Bilimci Esrarkeş’in bir sözü ile ara verip konumuza devam edelim.

OLİVER SACKS diyor ki “Elime baktığımda görüş alanımı doldurduğunu,giderek büyümekte ve aynı anda benden uzaklaşmakta olduğunu gördüm.Öyle bir hal aldı ki elim sanki bütün evreni kaplıyordu…”

LSD—–[DUYU KORTEKSİ]

İçe bakışı ve dış dünyayı algılamayı kontrol eden bölgeler genelde yalnızca gözlerimiz açıkken bir arada çalışır.Oysa asit kullananlarda gözler kapalıyken bile bu bölgeler eşzamanlı çalışmayı sürdürür.İnsanların kendilerini çevreleriyle bütünleşmiş hissetmesi bundan kaynaklanabilir.LSD tehditleri algılama ve onlara karşılık verme şeklimizi değiştirerek kaygıyı hafifletir.

PREFRONTAL KORTEKS

PSİLOSİBİN—–[MANTAR]

Sindirim süreci,mantarların etkin bileşenini,halüsinasyona yol açan bir saykodelik (hayal gördürücü) olan psilosine dönüştürür.Bu madde kimyasal bakımdan nörotransmiter serotonine benzer.Serotoninin 5HT2A reseptörleri tüm beyinde,özellikle de görsel kortekste bulunur.Psilosin bu reseptörleri etkisi altına alınca “sihirli mantarların” sihri de ortaya çıkar.

OPİYATLAR—–[BEYİN KÖKÜ]

Morfin ve kodein gibi maddeler vücudun beyne yolladığı acı mesajlarını engeller.Sinirsel etkinliği hafifletir,opioid reseptörlerini ele geçirip beyni dopamine boğmasını sağlarlar.Beliren hoş duygular acı sinyallerine üstün gelir ve yoğun bir “iyi olma” hali oluşturur.Fakat opiyatlar çok bağımlılık yapar.

Konumuza son verirken ALBERT HOFMANN’ın LSD’nin keşif edilmesinde büyük payı olarak sözlerine kısaca paylaşacağız.”Gerçeklik,deneyimleyen bir özne olmadan olanaksızdır.Ancak dış dünyadan yayınlananları,duygu organlarının antenleri sayesinde benliğinin en derin özünde algılayan bir ego bilinçli olur.

 

Author: Hakan Can

Share This Post On

Yorumunuzu Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir